boya yapmaya gittim ama sex yaptık

Selam ben nihal Götten hiç vermedim ama meraktan ölcem ya nasıl bişey acaba!
NUMARAM: 0035 351 57 32

Selam sevgili 31’ciler. Adım Oktay, 34
yaşındayım, 1.69 boyunda, 57 kilo
ağırlığında, esmer ve doğrusu fazla yakışıkl ı
değilim. Fakat nedense bazı kadınlar
gözlerimin çok masum ve çekici olduğunu
söylerler. Kartonpiyer, saten alçı, boya
işleriyle kazancımı sağlıyorum.
Aylardan Hazırandı, tam boyacıların para
kazanma dönemi. Harıl harıl çalışıyorduk ki,
telefonum çaldı. Arayan emlakçı Zafer abiydi,
numaramı kırtasiyeci bir adama vermiş, beni
evlerinin boyası için arayacaklarmış,
mümkünse uygun fiyata yapmamı söyledi.
Okeyleyip kapattık telefonu ve işe devam
ettim. Öğleden sonra saat 3:30 civarında
telefonum çaldı, cevap verdim. Selamlaşma
faslından sonra numaramı Zafer beyden
aldığını söyledi. Ben de doğruladım ve
haberim olduğunu söyledim. Benden
mümkünse akşam 7 de eve gelip, bakıp fiyat
çıkarmamı rica etti. “Memnuniyetle!” deyip
adresi aldım…
Akşam saat 7 olduğunda apartmanın önünden
kendisini arayıp geldiğimi söyledim.
Otomatiğe basıp ap ıyı açtılar, asansörle 4.
kata çıktım. İçeri girdim. Çoğunlukla olduğu
gibi evin tamamının boyanacağını,
malzemeyle falan uğraşamayacaklarını
söyleyip, benim malzemeli boya yapmamı
istediler. “Tamam!” dedim. Rasim bey, hava
sıcak olduğu için, “Balkona geçelim, orda
detayları konuşalım.” dedi. Balkona çıktık,
baktım orda 60’lı yaşlarda bir teyze çekirdek
yiyordu. Bizi tanıştırdı, ismi Raziye ve
annesiymiş. O ev de annesine aitmiş, Rasim
beyin kendisi 2 blok ileride oturuyormuş.
Annesinin bacaklarında bir sorun varmış,
pek ayakta kalamadığını, mümkünse yerleri
kirletmememi falan söyledi. (Her zaman
duyarız bu tür lafları). “Rahat olun, bizim
çalışma sistemimiz temizlik ilkesi ile
meşhurdur!” deyip rahatlatmaya çalıştım.
Rasim bey çay getirdi. Çaylarımızı içerken
fiyat konusunu açtık, üç aşağı beş yukarı
derken anlaştık. Ancak 2 gün sonra
başlayabileceğimi söyledim, kabul ettiler. Bir
miktar malzeme parası alıp müsade
istedim…
Diğer yarım işimi ortağımla bitirip, akşam
annesinin evine malzemeyi bırakmak için
Rasim beyi aradım. Rasım bey de, “Annem
evde, gidebilirsiniz.” dedi. Akşam ortağımla
birlikte Raziye teyzenin evine malzemeyi
bıraktık ve sabah başlayacağımızı söyleyip
ayrıldık.
Sabah ortağımla Raziye teyzenin evine
geldik, ortalığı çalışma durumuna göre
toparlayıp ön hazırlık yaparken, Raziye teyze
mutfaktan, “Ustalar hadi gelin çayınız hazır!”
diye seslendi. Ortağımla mutfağa gittik,
zahmet ettiği için teşekkür edip başladık
çayları yudumlamaya. Daha ilk bardak
çayımız bitmeden ortağın telefonu çaldı. Eşi
arıyordu. Kardeşinin karısının doğum
sancılarının başladığını söyleyip, hastaneye
götürmesini istedi. Ben de Raziye teyzeye
durumu anlattım, “Ortağımın gitmesi
gerekiyor, eğer benim yalnız çalışmamın
mahsuru yoksa ben işe devam edeceğim.”
dedim. Raziye teyze, “Tabiki çalışabilirsin!”
dedi. Ortak gitti, ben tavan boyası hazırlayıp
boyamaya başladım…
Öğlen Raziye teyze pide söylemiş, birlikte
yemeye başladık. Bana, “Kusura bakma,
bacaklarım iyi tutmadığı için dışarıdan
yemek söyledim, yaşlılık işte…” dedi. Ben de,
“Yok canım ne yaşlılığı ya, olur mu,
kendinize hakaret etmeyin, sadece
bacaklarınızda sorun var! ” gibisinden
kibarlık yaptım ve ekledim, “Bence
bacaklarınızın sürekli masaja ihtiyacı var,
ılık suyla sabunla sürekli ovun, yada
ovdurun. Eminim 1-2 aya kalmaz yürüyüşe
bile çıkarsınız!” dedim. O da, “İyi diyorsun
da, kim ovacak, ben doğru dürüst
eğilemiyorum ki? Gelinim yapamaz çalışıyor,
oğlanın durumu malum, o da hergün 6-7 ye
kadar çalışıyor!” dedi. “Haklısınız!” demekle
yetindim. Aslında biraz ac ımıştım Raziye
teyzeye.
Yemek bitti, benim aklıma ona bir iyilik
yapmak geldi içimden. Ketıl tezgahın
üstündeydi, aldım suyu doldurup kaynattım.
Lavabo ihtiyacım için banyoya gittiğimde
leğen görmüştüm, alıp suyu boşalttım içine.
Ilıklaştırıp, “Raziye teyze müsade edermisin,
bacaklarına masaj yapayım?” dedim. “Ah usta
işinden olmayasın?” dedi. “Yoo, nasıl olsa
işimin patronu benim, rahat ol!” dedim.
“Peki ozaman!” deyip mutlu oldu. Leğeni
yanaştırıp ayaklarını leğenin içine koydum.
Sabun bulamadığım için şampuanla
bacaklarını ovmaya başladım. Yaklaşık yarım
saat sohbet ederek ovmaya devam
ediyordum ki, bir ara Raziye teyzenin
ellerinin saçımın üstlerinde yumuşak bir
şekilde dolaştığını fark ettim. Başımı hafif
kaldırıp yüzüne baktığımda, gözleri kapalı,
dudaklarını ısırırcasına sıkıyordu…
Bana da birden ne olduysa, yarağım
uyanmaya başladı. Ellerimi biraz daha
bacaklarından yukarılara doğru, okşar misali
gezdirmeye başladı m. Kalkan yarağım
sıkıştığı için bir ara tek elimi yarağıma
götürüp yerini yaptım. O esnada tek elim
kalınca dikkatini çekmiş olacak ki, “Ne oldu,
yoruldun mu?” diyerek gözlerini açtı ve
yarrağıma baktı. Elimi yarağıma
götürdüğümde pantolonumun önünde köpük
kaldığından gözü oraya gitmiş olmalıydı.
“Hayır yorulmadım, ama eğer siz ovmayı
bırakmamı isterseniz bırakırım.” dedim. O
da, “Yooo devam et, fakat sandalye belimi
rahatsız etti, istersen içerde kalın minder var
ona oturayım yere, öyle devam et!” dedi.
“Olur!” dedim. Gittim getirdim minderi
mutfağa. Tam yere koyacaktım ki, “İstersen
odada devam et, burda senin dizlerin
fayansın üstünde acıyacak!” dedi. “Olur!”
dedim, minderi alıp odaya geçtik…
Raziye teyze mindere yarı uzanır vaziyette
oturdu, ben de tekrar kaldığım yerden devam
etmeye başladım. Fakat birşeyler olacağını
hissetmiş tim doğrusu. Birden bana, “Sen
evlisin değil mi?” diye sordu. İ çimden , bu
soru da nerden çıktı şimdi diye geçirdim ve
“Evet, evliyim!” dedim. “Peki, hiç eşini
aldattın mı?” diye sordu. Utanarak, “Yooo!”
dedim. İnanmadı, “Hadi hadi, gözlerin öyle
demiyor ama!” dedi. Biraz üsteleyince, “Evet,
aldattım!” diye itiraf ettim. “Peki aldattığın
kadın gençmiydi?” dedi. “Hayır, benden 11
yaş büyüktü!” dedim. “Yaa, demek kendinden
yaşça büyüklerden hoşlanıyorsun ha?” dedi.
Ben de, “Ne yalan söyleyeyim, evet, olgun
bayanlar beni daha çok mutlu ediyor!”
dedim. Bana yaşımı sordu. “34 yaşındayım,
ama o zaman 32 yaşındaydım, yattığım
kadınsa 43 yaşındaydı!” dedim…
Seks’ten konuş maya başladık. Seks’te neleri
sevdiğimi sordu. Ben de, “Am yalamaya
bayılırım!” diye anlatmaya başladım. Derken
laf lafı açtı, bana, “Ağzın sıkımıdır, sır
saklamasını bilirmisin?” dedi. “Ölürüm de sır
vermem!” dedim. “Peki senden birşey
istesem yaparmısın?” dedi. “Memnuniyetle
yaparım!” dedim. “Bu gün çalışma,
yevmiyeni ben vereceğim, gününü benim
istediğim şekilde geçirirmisin?” dedi. Ne
isteyeceğini az çok anlamıştım, “Tabi, neden
olmasın? Sizin açınızdan boya işininin geç
bitmesinde sorun yoksa, benim için sorun
olmaz!” dedim. O da, “Peki, ohalde ortağını
ara, benim misafirimin geldiğini, bu gün
çalışmayacağınızı, gelmemesini söyle!” dedi.
Hemen aradım ortağımı, aynısını anlatıp,
gelmemesini söyledim, kapadım telefonu…
Raziye teyze bana, “Çıkar üstünü!” dedi.
Anlamamışım gibi, “Neden?” dedim. O da,
“Hani benim her dediğimi yapacaktın?” dedi.
“Tamam, OK!” deyip soyunmaya başladım.
“Şimdi de beni soy!” dedi. Ben soyunduktan
sonra onu soymaya başladım. Zaten yaz
olduğu için pek birşey yoktu üstünde.
Sütyenini çıkardığımda, gözlerime
inanamadım, 18’lik kız göğüsleri gibi
göğüsleri vardı. Avuçlarımın içine alıp
okşamak istedim, “Daha değil, acele etme!”
dedi. Külodunu da çıkarmamı istedi,
çıkardım. İkimiz de çırılçıplak kalmıştık.
“Beni ayağa kaldır!” dedi, kaldırdım. Önce
duş almamızı istemesi üzerine banyoya gittik.
Duşun altına girdik, beni bir güzel yıkadı,
ben de onu yıkadım ve kurulanıp yatak
odasına geçtik…
Yatağa uzanmasına yardım ettim. Bana,
“Hadi o çok sevdiğin şeyi yap, am ımı yala!”
dedi. Tertemiz amı vardı, kuaförde ağda
yaptırıyormuş (daha sonra söyledi
bunu bana). Ben yumuldum am ına ve
yalamaya başladım. 3-5 dakika sonra
inleyerek boşaldı ve “Hadi gel, yalama sırası
bende!” dedi. Ben de kazık gibi olan
yarağımı onun ağzına verdim. Öyle bir
şehvetle yalıyor emiyordu ki, inanın zevkten
yarağımın başı zonkluyordu. Boşalmama az
kalmıştı ki , kendisini uyardım,
“Patlayacağım!” diye. Yarağımı ağzından
çıkarmasıyla birlikte göğüslerinin üstüne
fışkırttım döllerimi. “Islak mendil var
çekmecede!” dedi. Aldım, göğüslerini sildim,
yarağımı temizledim…
Biraz dinlendikten sonra benim yarakla
oynamaya başladı. Yarağım yeniden
kazıklaşmaya başlayınca, “Şimdi de amımı
yala ve sok!” dedi. Ben de emir eri gibi hıç
konuşmadan dediğini yaptım. Amını bir süre
yaldıktan sonra bana, “Yeter sok hadi!” dedi.
Ben işin kurnazlığındaydım, yalvartmak
istiyordum ve yalamaya devam ettim. “Sok
diyorum! Sok hadi şerefsiz! Yarrağını
sok am ıma!” diye yırtınıyordu. Yalvarmaları
bağırmaya ve küfürlere dönüştü. “Orospu
çocuğu! Yarağını soksana am ıma!” deyince,
ben bunun bacaklarını ayırıp, kazıklaşan
yarağımı amına soktum ve öyle bir
yüklendim ki, gözlerinden yaş akıyordu. Ben
seri bir şekilde sokup çıkarırken, Raziye
teyze inliyor, bağırıyor, küfür ediyor, daha
da dibine girsin diye çılgınca hareketler
yapıyordu. O ağrıyan, tutmayan bacaklarına
can gelmiş, sırtıma dolamıştı bacaklarını…
Raziye teyze kasılıp titremeye başladı. Ağlar
gibi inleyerek, “Bastır, daha bastır,
geliyorum! İçime boşal, geliyorum, hadi
şerefsiz bastır!” dedi. Ben de patlamadan
önceki son vuruşumu öyle bir yaptım ki ,
bacaklarını aniden sırtımdan çekip geri
kaçtı. Tabi o esnada ben yatağın üstüne
boşaldım. Bana, “O neydi öyle, am ımı
parçaladın şerefsiz! Beni boşaltmadan kendin
boşaldın, şimdi sana ceza vereceğim!” dedi.
“Söyle, ne yapayım?” dedim. “Beni dilinle
boşaltacaksın!” dedi. “Olur!” dedim, ıslak
mendille am ını sildim ve başladım yalamaya.
5-6 dakika sonra öyle bir orgazm olup
boşaldı ki, kadın kalpten gidip başıma bela
olacak sandım. Ama benim yerimde kim olsa
ve o sarsılmayı görse, bu kadın ölüyor derdi.
Biraz dinlenip banyoya girdik, onu ve
kendimi yıkadım, çıktık. Saat 3’e geliyordu.
Beni gönderirken 1 günlük yevmiyemi
cebime koydu ve “Sen harika birisin, bundan
sonra sürekli beni sen masaj yapacaksın!”
dedi.
Raziye teyzeyle haftada 1-2 kez sikişiyoruz.
Her seferinde yevmiyemi fazla fazla veriyor,
bana çeşit çeşit hediyeler alıyor. Yani bir
nevi Raziye teyzeye özel jigololuk yapıyorum.
Haa, bu arada Raziye teyzenin bacakları
şaşılacak derecede iyileşmiş durumda. 63
yaşında, ama inanılmayacak kadar bakımlı
ve titiz ki, 40-45 yaşını andırıyor. Mükemmel
bir birlikteliğimiz var, o yalnız yaşadığı için
evine rahatlıkla gece gündüz sorunsuz gidip
gelebiliyorum. Eşim doğum yaptığında
masraflar için 1.350 Lira para verdi. Tabi
eşim bilmiyor garibim, nerden bilsin.
Umarım Raziye teyzenin ömrü uzun olur,
çünkü gerçekten parayı koyun bir kenara,
kalbi güzel bir insan. 1 yıldan fazladır
birlikteyiz ve daha birgün beni kırmış değil,
üstelik ben onu kırdığım halde.
Yaşadığım ve halen devam eden hikayem bu
kadar. Umarım okuyan arkadaşlar, “Ulan o
yaştaki kadına yapılır mı bunlar!” falan
düşünmezler. Sikenler bilir, o yaştaki
kadınlar genç kızlardan Bin kat daha
anlayışlı ve sevecen oluyorlar. En önemlisi,
gençliklerinde yapamadıkları seksi ve sikişi
şimdi yapmak, her zevkin tadına varmak
istiyorlar, yeter ki onlara karşı dürüst olun

Sex hikayeleri:

31 cilere özel sex hikaye,boya yaparken evde kadinla seks hikayesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir